Kainat ile insanların dünyası arasında aracılık yaptığı ve hastaları iyileştirme gücüne sahip olduğu kabul edilen biz şamanlar çevresinde yoğunlaşan inanç sistemidir. Şamanlık bir dünya görüşü, duruş, bir bilgi grameridir. Bakılacak olursa din mi yoksa bir kültür mü tartışmaları hala devam etmektedir. Ancak bilinmelidir ki Şamanizm bir yaşam biçimi, doğa ve insanı bir tutan bir yaşama felsefesidir. Şamanizm de, en geniş çerçevesiyle bir dinde bulunması gereken bir din kurucusu, kutsal kitap veya kitapları, inanç esasları, ibadetleri ve cemaat gibi net özellikleri yoktur. Bizlerin dua ettikleri alan ormanlık alandır. Bir ibadethaneleri yoktur. Çünkü göçebe topluluktur. Duygusal kültürümüzü oluşturan bazı motifler çok daha yavaş değişime maruz kalırlar ve zamana meydan okurlar. Elmas gibi büyük baskı altında muhteviyatlarını daha ışıltılı şekilde muhafaza ederler. Şamanizm de yapısını aynen böyle korumuştur.
Orta Asya Şamanizminin temelleri Gök Tanrı, Güneş, yer, su, atalar ve ocak yani ateş kültleriydi. Bu bağlamda Asya halklarının inandığı Şamanlığın temelinde insan ve doğanın birlik ve beraberliği ve de uyumu düşüncesi yer alır. Kainat, dünya, insan, hayvan ve bitkiler alemi bir bütün olarak düşünülür. Şamanizm doğaya ve kainata saygıyı esas alır. Şamanlara göre tüm evren kutsaldır ve herşeyin bir ruhu vardır.